"Ne kadar erken, o kadar iyi"? Bu sadece yarı doğru
🇺🇸 English · 🇰🇷 한국어 · 🇨🇳 中文 · 🇯🇵 日本語 · 🇹🇷 Türkçe
Mozart dört yaşında klavyenin başına oturmuş, diye anlatılır. Belki de bu yüzden birçok ebeveyn içinden şöyle düşünür: "Çocuğum çok mu geç kaldı?" Ders odasında sayısız çocuğu izledikten sonra ben farklı bir sonuca vardım. Ne zaman başladığınızdan çok, piyanoya nasıl bir anıyla başlandığı önemlidir.
Elinden tutarak gelen parlak dört yaşındaki çocuk
Birkaç yıl önce, annesinin elini tutan dört yaşında bir çocuk geldi. Gerçekten parlak — keskin zekâlı, meraklı; "tabii ki biraz erken getirdiler" dedirtecek türden bir çocuk. Ama dersler başlayınca, beklenenden çok daha zorlandı. Yine de devam etti. Sonra neredeyse beş yaşına basar basmaz başka bir çocuk oldu. Aynı iş birden kolaylaştı ve keyif aldığı görülüyordu.
Onu izlerken düşündüm: dört buçukta başlayıp önce "piyano zor ve eğlenceli değil" anısını biriktirmektense, çocuk hazır olana kadar bekleyip sevinçle öğrenmek daha iyi.
Bir çocuk için "eğlence" nedir? Az bir çabanın gerçek bir ödül getirdiğini yaşamak. Hazır olan çocuk bu deneyimi çabuk kazanır — ve o eğlence, bir sonraki çabayı da peşinden sürükler.
Evde deneyebileceğiniz üç dakikalık test
Çocuğunuz hazır mı, merak mı ediyorsunuz? Bu akşam deneyin.
Birincisi, sevdiği bir şarkıya el çırptırın. Ritmi yakalıyor mu?
İkincisi, başparmaktan serçeparmağa kadar sırayla masaya dokundursun. Her parmak kendi başına hareket edebiliyor mu?
Üçüncüsü, onu piyano veya oyuncak klavyenin başına bırakıp sadece izleyin. Sesleri kendi kendine keşfediyor mu?
Üçünden ikisi varsa başlamaya hazırdır. Üçüncüsü — merak — en güçlü işarettir.
Geç başlayanların sürpriz dönüşü
Sekiz-dokuz yaşında başlayan bir çocuk, bir yıl önce başlamış altı yaşındaki çocuğun gerisinde görünebilir. Ama çocuk belleğinin tuhaf bir yanı vardır. Dört, beş, altıda öğrenilenler iki yıl sonra çoğu zaman büyük ölçüde silinir. Sekiz-dokuzda öğrenilenler — nasıl öğrenildiği dahil — kalır. Bu yüzden on bir-on iki yaşına gelip küçük kardeşe veya arkadaşa yardım ederken, bu çocukların elinde çok daha fazla şey vardır.
Zihniyet de farklıdır. Erken başlayanların kimi "ben bunu zaten biliyorum" deyip gevşer. Geç başlayanlar çoğu zaman "daha geç başladım, daha çok çalışmalıyım" diye öne atılır. İki-üç yıl sonra, geç başlayanların öne geçtiğini defalarca gördüm.
Müzik için geç bir yaş yoktur. Yalnızca farklı bir başlangıç vardır.
Ebeveynlere her zaman yaptığım bir ricam
İlk dersten sonra ebeveynlerden en çok duyduğum soru şudur: "Bu parçayı ne zaman çalabilecek?" Bunu çok iyi anlıyorum. Çocuğunuzun geleceğini düşünüyorsunuz. Ama önce düşünülecek bir şey olduğunu söylüyorum — o da bugün.
Çocuğumuz bugün, beş dakika bile olsa çalışacak mı? O beş dakika on, on beş, otuz, bir saat olur. Altı ay, bir yıl sonra fark çok büyüktür. Uzak gelecek, bugünün beş dakikasından örülür.
Bu yüzden ebeveynlerin gerçekten oturup düşünmesini istediğim soru şudur: "Ebeveyn olarak, çocuğumun bugün beş dakika çalışması için ne yapabilirim?"
Chan Kim, New Jersey Tenafly'deki New York Music School'un müdürüdür.

Comments